Benim yazılarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Benim yazılarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mayıs 2010 Cumartesi

Gizli Bahçe

Her insanın içinde gizli bir bahçe saklıdır.Zaman ve çevreden dolayı haykıramadığı isyanları,düşleri,hayalleri,sevinçleri,hüzünleri saklıdır orda…

Hayatın neresindeyim,nelere sahibim,neyim,donanımlarım neler hesaplarını gizli bahçesinde yapar….

Aşkı ilk bu bahçede yaşar sessiz sedasız….

Hüzünler bu bahçede yaşanır önce,geceleri yatakta yorgan başa çekilip ilk gözyaşları taşmadan önce bu bahçede akıtılır….

Hayatın getirdikleri bu bahçede ses getirir önce…

İlk heyecan,ilk korku bu bahçede bastırılmaya çalışılır…

İlk merak,ilk alev alev yanışlar burdadır yine…

Son nefeste kişi beraberinde götürür ve kimse bilmez o bahçede neler saklıydı…eş bilmez,anne baba bilmez,evlat bilmez….sessiz sedasız eşlik eder kişiye son nefeste…

Gizli bahçeleriniz hep sevgiyle,mutlulukla,sağlıkla dolsun,hayat hep gülsün sizlere,mutluluk gölgeleriniz olsun,sağlıcakla kalın…

Ayşegül Eyisoy

21 Mayıs 2010 Cuma

Çizgi Fİlmler

candy

Bir zamanlar sadece TRT vardı,denetim olurdu,kimine göre gereksiz gibi görülen denetimler bazen ucunu kaçırsa da gerekliydi,ailenizle utanmadan sıkılmadan filmler seyredebilir ya da çocuklarınızı bir süre yalnız bırakabilirdiniz TV başında,sonra özel TV ler çıktı,çanlar zaman içerisinde çalmaya başladı,şimdilerdeyse meyvesini topluyoruz.

Çizgi filmler vardı,şeker kız candy,heıdı ve daha niceleri,dizi filmler vardı bizimkiler gibi yıllarca süren,apartman hayatı,komşuluk ilişkileri,çocuk yetiştirme,gelin kaynana ya da daha başka sorunlara parmak basan yapıcı konuların işlendiği,şimdilerde olanlardan tamamen farklıydı her şey,çizgifilmler,diziler,filmler,insanlık…

Bir defasında gelin eşiyle tartışır,bavulunu alır,kayınvalidesinin evine gider.Kayınvalidesi,kızım burası senin evin istediğin zaman istediğin kadar kalabilirsin ama annen olarak kabul ediyorsan beni,eşinle kavgaların yıkanmış bir mendilin kuruyacağı süreyi geçerse tamiri zorlaşır,geçmesin demişti.

Şimdilerde filmlerde,dizilerde çarpık ilişkiler yaşanıyor,evlenmeden çocuk dünyaya getirmek,kimin nerede neler yaptığı belli olmadığı ilişkiler meşrulaştırılmaya çalışıyor.Bir zaman sonra artık her şey normal gözükmeye ve hayatın kendisi olmaya başlayacak.Batı ülkelerin bırakmaya çalıştığı düzensiz ilişkiler yerleştirilmeye çalışılıyor.Evliliklerde zorluklar eften püften de olsa çiftler evliliklerini sonlandırmayı tercih eder oldular.Apartmanlarda karşı komşusunu bile tanımaz oldu herkes,kimse kimseye güvenmez oldu.

Çizgi filmlerin hangisinden bahsetmek lazım bilmiyorum,hayal üstü,eciş büçüş bir sürü yaratık,acayip makineler,öldürmeye şiddete dayalı bir sürü beyin yıkamaya yönelik çizgi karakterlerle dolu.yazık çocuklarımıza…

Vakit geçmeden,dur demek elimizde,TV ve bilgisayar bağımlılığında çocuklarımızı da kendimizi de çıkaralım,çocuklarımıza araştırmayı,paylaşmayı öğretelim.Biz kendimiz denetleyelim yayınları,sevgiler dostlar

20 Mayıs 2010 Perşembe

Gelin Başı Modelleri


Kadınlar çiçek gibidir.İlgi isterler,sevilmek isterler,anlaşılmak isterler.En değerli mücevherler gibi davranılmak isterler….

Gül suya aşık olmuş,dayanamamış aşık olduğunu söylemiş,zamanla su da güle karşı sevgi hissettiğini anlamış.

Gül suya,”seni seviyorum” demiş. Su “ben de” diye cevap vermiş.Ertesi gün gül yine “seni seviyorum” demiş,su “ben de ” demiş.Sonra ki gün gül “ama ben seni gerçekten seviyorum”demiş.Su “ben de” diye cevap vermiş.Gül hastalanmış,yataklara düşmüş,sararıp solmaya başlamış,su dayanamamış doktor çağırmış.

Doktor gülü muayene etmiş.Su endişeyle sormuş”neyi var doktor”

Doktor demiş ki;”çok hasta,yapılacak bir şey yok,gül çok susuz kalmış”

….

Kuru kuruya “seni seviyorum” demek yetmez,göstermek gerekir.Eğer kadın sevgiyi hissederse rengarenk çiçekler açarlar,mis kokular yayarlar,ışıkları göz kamaştırır.Eğer sevgiyi hissetmezse günden güne sararıp solar,ışığını,renklerini kaybederler.

Sevgisiz geçmesin hayatınız,sevgiler bırakıyorum sayfama,dost meclisinden aldığınız gülüş ve sevgi içinizi ısıtsın,gününüzü güzel geçirsin diye,kalın sağlıcakla…

New York

new york

new york

Bir akşam televizyonda haberleri dinlemek için TV yi açtım,metroda yolculuk edenler üstte atkı kaban,altta çamaşırları seyahat ediyorlardı,metroya yeni binenler de çıkarıp çantalarına koyuyorlardı pantolonlarını ve o gün sabaha kadar her yerde cesareti olanlar bu şekilde günlerini tamamlamışlar.Burası New Yorkmuş,tek düzelikten sıkılan insanlar o günü pantolonsuz geçirmeye karar vermişler.Bazıları abartıp dondurucu soğuğa rağmen kabanlarını da giymemişler.

Bir bize baktım bir de New York’ta yaşayanlara,bizler ekmek kavgasını ümitsizce sürdürmeye çalışırken onlar nelerle uğraşıyorlar,tekdüzelikten kurtulmak isteyenleri buradakilerle bir günlüğüne yer değiştirtsek eminim ertesi gün farklı bir hayata gözlerini açarlardı…

17 Mayıs 2010 Pazartesi

Nice Yaşlara Prensesim


Bu sene doğum günlerimiz karmakarışık oldu,kaç kere kutladık ya da kutlamadık karmakarışık oldu.Prensesim artık 6 yaşında,kocaman bir kız oldu,kendi deyimiyle okula başlayarak ayrı bir birey olduğunu da göstermiş oldu:))
Yıllar ne çabuk geçmiş anlamadan,daha dün gibi her şey,heyecanla bekleyişler,doğumun...hep bir koşturma içinde anlamadan geçmiş.Korkuyorum,bir gün gözümü açacağım ve seni kocaman genç kız olmuş bulacağım ve o gün de gelecek bir gün...seni kimselere vermeye kıyamam,açmısın,açıktamısın,seni incittiler mi,gözlerinden yaşlar mı süzüldü aklım hep sen de kalır,yaradan sana ve tüm evlatlara hayırlı kapılar yazsın,sağlık,başarı,mutluluk hep sizlerle olsun.
Seni çok seviyorum canım prensesim,doğum günün kutlu olsun

16 Mayıs 2010 Pazar

Atatürk'e Saygılarımla


Bir 10 Kasımda atamızın gözleri kapandı ve bir daha açılmadı,binlerce gözyaşı döküldü…O büyük insan sadece Türk milleti değil tüm milletler tarafından taktir toplamıştı.Elbetteki bu vatanı tek başına kurtarmadı ama iyi bir önder iyi bir yol göstericisi olarak vatanımızın her karış toprağını kurtarmaya yardımcı oldu.

Mustafa Kemal Atatürk’ü sevgi,saygı,şükran ve rahmetle anıyoruz. Mekanı cennet olsun,ruhu şad olsun…

Bu 10 Kasım bir uyanış olur umarım,bu geceden itibaren her akşam saat 8′de tüm ışıklarımızı 1 dakikalığına söndürmeye davet ediyorum bu vatan üstünde yaşayan çerkez,yörük, türkmen, laz,muacır,gürcü,kürt herkesi,üst alt kimlikleri bırakıp bütün olmaya çağırıyorum,unutmayalım,bu vatan bizim…

11 Mayıs 2010 Salı

Bir Yıldız Kaydı



Ellerimin arasından kaydı gitti,tutamadım….Gitme kal diyemedim,acılarını bile bile….

Hep yanımda kal isterdim…Torunlarımı sen de gör….Hep geleceğini bile bile o gün hep gelmesin diye dualar ettim anne…Hayatın bana hediyesiydin,keşke senin için daha fazlasını yapabilseydim…mekanın cennet olsun anne,yaradan cennetinin en güzel köşesinde inşallah seni misafir eder…

24 Şubat akşamı saat 20:50 de canım annem hakkın rahmetine kavuştu,kandil günü öğlen namazından sonra çınarlı mezarlığına defnedildi.15 tatil de 15 gün daha anneme doyduktan sonra her geçen an geriye sayışını gördüm,başında yasin okuduk,ellerini tuttuk,her istediğini yerine getirmeye çalıştık,sevenlerini,sevdiklerini gördü.

Hastalığı iyice ilerlemişti,göz rengi,ten rengi sararmaya başlamıştı.Ellerini kaldıracak hali yoktu.Dizden aşağısı ve dirsekten aşağısı buz gibi soğumaya başlamıştı.Üstünü örttürmüyordu,içim yanıyor diyor kapıları sonuna kadar açtırıyordu,oda buzdolabına dönüyor,bizim hasta olmamamız için kısa süreliğine de olsa kapattırıyordu.Ayakları,bacakları şişmeye başlamıştı,öyleki patlayacak kadar olmuştu.Doktoru idrar söktürücü iğneler yapmış,takviye serum vermiş,kalp koruyucu yapmıştı.İdrar söktürücüler kalp ilacıyla alınmaz sa tehlike yaratıyormuş.Sonrasında dizden aşağısındaki şişler inmeye başlamıştı ama sırtın da öbek öbek şişler meydana gelmişti.Sırtına yastık takviyeleri yaptık.Suyunu kaşık ile verdik,yemeğini biz yedirdik,artık yürüyemez olmuştu,sonda takıldı,karnındaki deliklerden bardak bardak kırmızı kanlar atar olduk.Ciltte atmalar meydana gelmeye başladı.Yemeğini yedirirken,torbaları boşaltırken gözlerini kocaman açıp bakardı,hakkınızı helal edin,yoruyorum,eziyet ediyorum size diyordu.

Son nefesini verene kadar hastalığının boyutunu hiç bilmedi,hep umutları vardı,planları vardı,yarım işlerini yapmış bitirmişti,yeni dantel başlamıştı,yaza bağırsaklarını içeri koyduklarında yapacaklarını anlatıyordu,son kalan dermanıyla…


Saçlarını taradım,yüzünü,ellerini elimin için de tuttum,doyasıya öptüm,sarıldım,kandil gecesi karnınızı doyurdunuz mu diye sordu,işlerinizi bitirdiniz mi dedi ve bunlar son konuşması oldu,başında yasin okunurken bir oh çekerek hayata gözlerini kapattı,iki gün boyunca sürekli kelimeyi şahadet getirdi,tekbirler getirdi,herkesten Allah razı olsun dedi,çok şükür Allahım,buna da şükür dedi….


Yedi gece kur’an okundu,ev doldu taştı,gelen,gelemeyen,annem için dualar okuyan,yorumlara not bırakan,telefon ile arayan herkesten Allah razı olsun,mekanı cennet olsun…

Anne,rahat uyu,yokluğun ağır gelse de sana layık bir evlat olmak için çalışacağım…

8 Mayıs 2010 Cumartesi

Sevgi Çiçekleri


Onun adı aşk,sadakat,hüzün…

Onun adı ayrılık,gözyaşları ve yalnızlık

Umut denizinde saatlerce yüzmek…


Sevgi çiçekleri kalplerde açan

Dünyayı aşkla boyayan

Yanaklarda gülümsemeler oluşturan….


Onun adı kader,oyunlar hazırlayan

Çiçekleri soldurmaya çalışan

Gözyaşlarını yanaklardan süzdüren…..

7 Mayıs 2010 Cuma

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı


Bir 29 Ekim daha geldi,Cumhuriyetimizin yıldönümü...Özgürce yaşayabildiğimiz bu topraklar üstünde birbirimizi tuttuğumuz sürece var olabildiğimizi unutmayalım.

29 Ekim 2009 Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.

Tırnak Yeme Alışkanlığı

tırnak yeme alışkanlığı

tırnak yeme alışkanlığı

Çocuklarda tırnak yeme alışkanlığı 4 yaşında başlıyor 12 yaşında son buluyor.Altta yatan bir sürü sebep olabiliyor,kardeş kıskançlığı,gerilimli bir ev ortamı,korkular,stres sebeplerden bazıları…

Çocuğunuz da eğer böyle bir sorun varsa çözüm için altta yatan sebebi bilmeniz gerekiyor öncelikle…

Kızma,ellerine vurma,cezalandırma çözüm olmuyor.En güzel yöntem dikkat dağıtma,ellerini ağzında gördüğünüz anda çocuğunuza ya bir şey sorun,ya bir şey yapmasını isteyin ya da ellerine yiyebileceği başka bir şey verin,hava müsaitse yürüyüşe çıkın ya da birlikte oyun oynayın,canım Kaderime teşekkür ediyorum,sevgiler arkadaşım…

Anne